İzmir Kuş Cenneti’nde Yavru Flamingoların Uçuş Rotası İzlenecek

Flamingolara ‘halkalı’ koruma

TÜRKİYE’de flamingoların 2 üreme noktasından biri olan Gediz deltasındaki İzmir Kuş Cenneti’nde ay sonunda uçmaya hazırlanan 262 yavru flamingonun uçuş rotası, yaşam süreleri ve döngüleri, ayaklarına takılan halkalarla izlenecek. Elde edilecek verilere göre flamingoları için koruma projeleri geliştirilecek.

Tuz Gölü ile birlikte flamingoların iki üreme noktasından biri olan Gediz deltasındaki İzmir Kuş Cenneti’nde yapay flamingo üreme adasını bu yıl 14 bin 68 çift flamingo üremek için kullandı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Ege ve Ankara Üniversiteleri ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğiyle, İzmir Kuş Cenneti yapay flamingo üreme adasındaki yavrular için halkalama çalışması yapıldı. 9-65 yaş aralığında gönüllülerin de olduğu 90 kişilik ekibin suya inerek yaptığı sayımda 14 bin 68 yavru tespit edildi. Flamingoların büyük bölümü uçmaya başladığı için ulaşılamazken, yakalanan 262’sinin sağ bacağına plastik halka, sol bacağına da metal halka takıldı. Türkiye rumuzlu halkalar sayesinde yavru flamingoların göç alanları, yaşam döngüleri incelenecek ve elde edilen verilere göre koruma projeleri hazırlanacak.

‘TEMELİNDE KORUMA ÇALIŞMASI’

Çalışmada yer alan Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Arzu Gürsoy Ergen, Asya, Avrupa ve Batı Afrika’dan oluşan kısımda flamingoların yüzde 25’i, tüm dünyada da yüzde 10’unun Türkiye doğumlu olduğunu belirtti. Ergen, biyologlar, veteriner hekimler, mühendisler, hekimler, 9-65 yaş arası gönüllülerin yer aldığı çalışmada yavru flamingoların bacaklarına Türkiye rumuzlu halkalar taktıklarını söyleyerek, “Türkiye’de halkalanmış bir flamingo Fransa’ya gittiğinde de bu halkadan tanınıyor. Zaten uluslararası bir network var ve bu network üzerinden örneğin İspanya’da görüldü, İtalya’da görüldü, hemen network üzerinden Türkiye’ye ilgili bildirim yapılıyor. Tamamen popülasyona yönelik bir çalışma. Yani Türkiye’deki, Türkiye doğumlu flamingoların ne kadar yaşadığı, ne kadar süre hangi alanları dolandığı, nerelerde bulundukları; temelinde koruma çalışması yatıyor. Çünkü bizim bu çalışmaları yaparken hem türü hem de yaşadıkları alanları korumamız gerekiyor ki uzun süreli devamlılığı sağlanabilsin. Dolayısıyla da bu çalışmayı yaparken sadece halkalama yapmadık. Parazit örnekleri aldık, genetik çalışmalar yapabilmek için tüy örnekleri aldık ve bu çalışmaların sonucunda çıkacak veriler çerçevesinde bu tür için gelecekte neler yapabiliriz, bu yaşadığı alanlar için neler yapabiliriz, ya da koruma çalışmalarına nasıl katkı koyabiliriz, temeldeki hedefimiz bu” diye konuştu.

‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLİYOR’

Ergen, 2019’daki çalışmada halkalanan bir flamingonun aslında hiç gitmemesi gereken Ukrayna’ya gittiğinin belirlendiğini söyleyerek, “Bu da aslında iklim değişikliğinin bu türleri de etkilediği ve olmadıkları alanlarda yayılım göstermeye başladığını bu halkalama çalışmasıyla öğrenmiş olduk. Dolayısıyla değişimlerin türler üzerindeki etkilerini dolaylı olarak yaptığımız bu çalışmalardan uzun yıllar üst üste koyarak elde edeceğiz. Sonrasında da elde ettiğimiz veriler aslında yine korumaya dayanıyor. Koruma çalışmaları için temel oluşturmuş olacak. Uluslararası düzeyde yapılan koruma çalışmaları tamamen bilimsel verilere dayanması gerekiyor ve bu veriler elde edilirken işte bizim yaptığımız bu tip çalışmalardan çıkan sonuçlar üzerinden yürüyerek koruma çalışmalarıyla ilgili planlamalar yapılıyor” dedi.

‘YAŞAM DÖNGÜLERİ İNCELENECEK’

FAO proje koordinatörü Emre Akyüz ise flamingoların Gediz Deltası’nın en çok dikkat çeken kuş türlerinden olduğunu ifade ederek, “Onlar, balıkçılıkta da önemli bir yere sahip ve o anlamda orada bulunması Türkiye için de bütün dünya için de çok önemli. Flamingoları o yüzden korumak, popülasyonu geliştirmek için bir takım faaliyetlerimiz olacak. Bu faaliyetlerden birisi FAO tarafından desteklenen halkalama faaliyeti. Bu sayede flamingoların yaşam döngüleri incelenecek. Nerelere göç ettikleri incelenecek. FAO olarak biyolojik çeşitliliğin öneminin farkındayız ve bunu destekliyoruz. Bu anlamda da proje kapsamında çalışmalarımız devam edecek. Gediz Deltası’nda yer alan yapay flamingo adasının rehabilitasyonu bu çalışmalar arasında sayılabilir. Yine oradaki kuş gözlemciliği ve kuş gözlemciliğiyle ilgili birtakım çalışmalarımız olabilir. Suyun kalitesine yönelik çalışmalarımız da aslında dolaylı olarak oranın, oradaki flamingoların yaşamı için faydalı olacak” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x